Eti Maden Bandırma Bor ve Asit Fab. İşl. Müd. Recep Şekerci

31 Aralık 2012 Pazartesi - 16:49
Kategori: Röportaj

PAYLAŞ

Eti Maden Bandırma Bor ve Asit Fab. İşl. Müd. Recep Şekerci
Eti Maden Bandırma Bor ve Asit Fab. İşl. Müd. Recep Şekerci
Bandırma’da, şehrin içinde, şehirle birlikte yaşayan Eti Maden Bandırma Bor ve Asit Fabrikaları İşletmesi yaklaşık 637 bin metrekarelik bir alanda bulunuyor. Maden ve Ocak Teknolojileri Dergisi olarak işletmeyi ziyaret ettik ve İşletme Müdürü Recep Şekerci ile üretim faaliyetleri, bor madenin gelişimi, sanayide kullanımı ve üretim kapasiteleri üzerine görüştük Esma Kocabaş Şahin Taylan Özgür Efe Bor madenlerini işleyerek rafine bor ürünleri üretmek üzere 1964 yılında kurulan Bandırma Bor ve Asit Fabrikaları İşletmesi, 1967 yılında üretim faaliyetlerine başladı. Rafine ürünlere ağırlık verilen Bandırma İşletmesi, Bandırma şehrinin değişik yerlerine konumlanmış durumda. 637 bin metrekarelik alanda bulunan bor kompleksinde; borik asit fabrikası, boroksit fabrikası, boraks dekahidrat, boraks pentahidrat, sodyum perborat tetrahidrat, sodyum perporat monohidrat, disodyum oktoborat tetrahidrat diğer bir adıyla zirai bor adı verilen mikro besleyici gübre fabrikası bulunuyor. Bandırma – Erdek karayolu üzerinde ilçe merkezine 4 km mesafede bulunan Sülfürik Asit Fabrikası sosyal tesisleri ile birlikte 295 bin metrekare alanda kurulu. Eti Maden Bandırma İşletmesi’nin ürün yelpazesinde ise; boraks dekahidrat, boraks pentahidrat, borik asit, bor oksit, etidot-67, sodyum perborat tetrahidrat, sodyum perborat monohidrat, sülfürük asit ve kalsine pirit yer alıyor. Ayrıca yatırım programına yeni koyulan camsı boroksit ve susuz boraks fabrikası da bu yıl tamamlanarak üretime başlayacak. İşletme Müdürü Recep Şekerci; bunun yanı sıra tamamen kendi Ar-Ge çalışmaları ile geliştirdikleri ve pilot baz ürettikleri çinko borat fabrikasının da çok yakın bir zamanda projelendirilerek yapılacağını belirtti. Dünyaya açılan üç kapı Şekerci; Bandırma, Emet, Kırka, Bigadiç Bor İşletme Müdürlüklerinin ürettiği ürünlerin dünyaya açıldığı üç kapıdan biri olan Bandırma limanından; 42 bin 650 metrekaresi TCDD’den kiralanmış kendi yükleme liman tesislerinde olduğunu ifade etti. Şekerci çevreye çok önem verdiklerinin altını çizerek katı atıklarının düzenli depolandığı bir saha ve barajın da işletme bünyesinde ve işletmeye 4 km mesafede yer aldığını ekledi. Bu sahanın da yaklaşık 700 bin metrekarelik bir depolama barajı olduğunu söyledi. Şekerci, fabrikaların ihtiyacı olan suyun belirli bir miktarını göl kısmından temin ettikleri açıkladı. Şekerci, Bandırma İşletmesi’nde 170 adet memur ve teknik personel, 666 adet kadrolu işçi bunun yanında diğer üretim faaliyeti dışında atölyeler, garaj, şoför, torbalama, atık arıtma tesisi çalıştırma, torbalama, liman tesisi işletimi gibi değişik iş kollarında 425 civarında hizmet alımı elemanı olduğunu belirtti. “100 milyon TL kâr amaçlıyoruz” 2012 yılı hedefleriyle ilgili sorduğumuz soruyla ilgili Şekerci “2012 yılı hedeflerimiz 120 bin ton borik asit, 200 bin ton boraks dekahidrat, 3 bin ton boroksit, 4 bin ton disodyum oktoborat tetrahidrat ve 240 bin ton sülfürik asit. Sene sonunda yaklaşık 330 bin ton bor üretmeyi ve yaklaşık 270 bin TL satış hâsılatı elde etmeyi düşünüyoruz. 100 milyon TL de kâr amaçlıyoruz” diye yanıt verdi. Sohbetimizin 2011 değerlendirmesiyle ilgili kısmında ise Şekerci, 2011 yılında kurumun bor ihracatının 850 milyon dolar olduğunu kaydetti ve ekledi “Bu ihracatın tamamı rafine bor ürünüdür. Ham olarak bor satışımız hiç yok.” Stratejik planlarının her zaman belli olduğunu vurgulayan Şekerci, teşekkülün koyduğu tüm hedefleri bir bir gerçekleştirdiklerini de ekledi ve sözlerine şöyle devam etti “Geçen sene kurumun rafine ürün kapasitesini yaklaşık 2 milyon ton üzerine çıkardık. Sadece Bandırma için değil Eti Maden genelinde konuşuyorum. Şu anda Eskişehir Kırka’da 500 bin tonluk Boraxpenta tesisinin ihalesi yapıldı. Tamamlandığında sadece Kırka’nın kapasitesi 1 milyon 500 bin tona çıkacak. Bunun yanında Emet Bor İşletmesi’ne 3. Borik Asit Fabrikası yapılacak. O da 500 bin ton civarında olacak ve tamamlandığında Emet’in kapasitesi de 700-750 bin tonlara çıkacak. Dolayısıyla Eti Maden’in rafine ürün kapasitesi 3 yıl sonra 1 milyon ton daha artacak demek. Biz de kendi işletmemizde kapasite artırma çalışmaları yapıyoruz. Kurumumuz bu kapasite artışlarına karar verirken borun yeni kullanım alanlarını bularak veya sektöründe bor kullanılmasını bilmeyen sektörlere bunu öğreterek ve benimseterek sağlıyor.” Üretim süreci Eskişehir ve Kütahya’dan başlıyor Üretim süreçlerinden bahseden Şekerci, üretimin; Kütahya Emet’ten kolemanit cevheri ve Eskişehir Kırka’dan tinkal cevherinin TCDD vagonlarına yüklenerek demiryolu ile Bandırma İşletmesi bahçesindeki demiryolu ağına gelmesi ile başladığını belirtti. Konuyla ilgili “Vagonlarla gelen cevher, çevre problemlerini minimize etmek için özel kapalı boşaltma sistemine geliyor ve vagon kapakları açılarak cevher ızgaralı yer altı bunkerine dökülüyor. Oradan konveyör bantlar ile kapalı hammadde depolarına alınıyor. Orada iş makineleri ile kırılması gerekiyorsa kırıcılara, kırılmayacaksa normal çözme ünitesine sevk ediliyor” diyen Şekerci, madeni kullandıktan sonra ana çözelti denilen 70-80 gr bor içeren çözeltinin içine gelen kolemanit ya da tinkali beslediklerini, tanklarda sürekli karıştırdıklarını ve 90-95 santigrat derecede reaksiyona soktuklarını açıkladı. “Yaklaşık 30 ila 45 dakika arasında madenin içindeki bor çözelti fazına geçtikten sonra bu çözelti filtre edilerek süzülüyor ve kristalizatöre besleniyor. Kristalizatörde ürün kristallenme sıcaklığına göre soğutularak kristallendiriliyor ve santrifüjlenerek katı (ürün) ve sıvı ( 70-80 gr bor içeren ana çözelti) yüzde 5 rutubetle santrifüjden alınıyor. Sıcak havayla akışkan yataklı kurutucularda kurutulduktan sonra müşterinin istediği şekilde paket yapılıyor ve sevkiyata hazır halde lojistik müdürlüğüne teslim ediliyor.” “Uç ürünlere yöneleceğiz” Yıllık üretim kapasitesinden de bahseden Şekerci şunları söyledi “Yıllık üretim kapasitemizde 2011 yılı için 115 bin ton borik asit, 180 bin ton boraks dekahidrat, 2 bin tonluk tesiste yaptığımız iyileştirmelerle 3 bin 150 ton borik asit ve 4 bin 150 ton da disodyum oktoborat tetrahidrat ürettik. Bunun yanında borik asit fabrikalarımızın ihtiyacı olan sülfürik asiti üreten bir sülfürik asit fabrikamız var. Orada da 165 bin ton sülfürik asit ürettik. İhtiyacımızı karşılamadığı zaman dışarıdan sülfürik asit temini de yapıyoruz. Bu fabrikalarda üretim faaliyetlerimiz devam ederken modernizasyon yapıyoruz. Hem alt yapı hem makine ekipman bazında hem de ürün kalitesini iyileştirme bazında yatırımlarımız devam ediyor. Borik asit fabrikamızda ilave bir kristalizatör ve yeni reaktör grubuyla kapasitesini 170 bin tona çıkartmayı hedefledik. Yatırımımız başladı. Bu senenin sonunda istediğimiz kapasiteye ulaşacağımızı umut ediyoruz.” Boraks dekahidrat tesisindeki çalışmalarının da devam ettiğini belirten Şekerci orada da kapasiteyi 200 bin tona çıkaracaklarını ifade etti. 2012 yılı için daha çok uç ürünlere yöneleceklerinin altını çizdi ve ekledi “Kapasitesi düşük de olsa katma değeri yüksek ürünler üretmeyi hedefliyoruz. Bandırma artık şehrin içinde kaldı. Amacımız Bandırma’da kapasite olarak küçük ama katma değeri yüksek ürünler üretmek. Daha uç ürünlere yöneleceğiz.” En büyük müşteri Çin İhracatla ilgili yurtdışındaki en büyük müşterilerinin Çin olduğunu belirten Şekerci, Çin’den sonra Amerika’nın da büyük müşteri olduğunu belirtti ve şöyle devam etti “Dünyada yaklaşık 2010 yılında fiili bor üretimi 1,89 milyon ton B2O3 (yaklaşık 4,09 milyon ton rafine ürün ) civarında, dünya bor tüketimi ise 1,89 milyon ton B2O3 (3,95 milyon ton) dolayında gerçekleşmiştir. Yani, dünya bor sektörünün bir arz talep dengesi bulunmaktadır.” Eti Maden’in; Etimine USA olarak Amerika’da, Etimine Asia ismiyle Çin’de, Etimine S.A olarak Lüksemburg’ta ve Etiproduts Finlandiya’da şirketleri olduğunu söyleyen Şekerci böylece hemen hemen dünyanın 80 tane ülkesine bor ihracatı yaptıklarını belirtti. Bor madeninin sanayide kullanımına da değinen Şekerci “Bor kimyasalları şeklinde tüketildiği gibi, konsantre bor ürünleri olarak doğrudan da tüketilebilmektedir. Bor ürünleri; uzay ve hava araçları, nükleer uygulamalar, askeri araçlar, yakıtlar, elektronik ve iletişim sektörü, tarım, cam sanayi, kimya ve deterjan sektörü ile seramik ve polimerik malzemeler, nanoteknolojiler, otomotiv ve enerji sektörü, metalurji ve inşaat gibi pek çok alanda kullanılmaktadır. Ancak, tüketilen bor ürünlerinin %75’e yakını cam (yalıtım tipi cam elyafı, tekstil tipi cam elyafı, borosilikat cam ve panel cam), seramik-frit, tarım ve deterjan sektörlerinde yoğunlaşmıştır” dedi. Şekerci ayrıca borun bilinen en iyi hidrojen depolayıcı olduğunu, bu yönde de çalışmalar başlatıldığını belirtti. Çevreci tutum Çevreye olan hassasiyetleri sebebiyle son derece titiz bir çalışma sergileyen Bandırma İşletmesi’nde borlu sular değerlendiriliyor ve çevreye sızması engellenmiş oluyor. Şekerci bu konuyla ilgili “Uzun çalışmalar sonucunda bir atık arıtma tesisini projelendirdik ve bu tesisi bitirdik. Borlu suyu tekrar fabrika içerisinde arıtarak kullanıyoruz. Bu arada arıtma tesisinden bir sürpriz çıktı. Sentetik olarak hammadde ürettik. Atık arıtma tesisinden çıkan bu sürprizi hammadde olarak sisteme geri besleyip ürün üretiyoruz” dedi. Son olarak Eti Maden’in sosyal sorumluluklarından bahseden Şekerci şehirle birlikte yaşadıklarını ve bu konuda ellerinden geleni yaptıklarını belirterek bundan sonrası için de hem Bandırma şehri hem de işletme için faaliyetlerine devam edeceklerini sözlerine ekledi. Şekerci “İşletmemiz sosyal sorumluluk kapsamında eğitim için sürdürdüğü faaliyetlerle, bölgesinin teknik ve kültürel gelişimine katkı sağlamaktadır. Eti Holding İlkokulu’nun yapılması, Balıkesir Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesinin sınıf tefrişi, Meslek Lisesi ve üniversitelerden gelen yüzlerce öğrenciye staj imkanı sağlayarak eğitim-sanayi işbirliğine katkıda bulunmaktadır. Tamamen çalışanların katkılarıyla faaliyetlerini sürdüren ‘Eti spor Kulübü’ özellikle güreş ve futbol da bölge gençlerinin gelişmelerine ve kötü alışkanlıklardan uzak durmalarına imkan sağlamaktadır” dedi. Şekerci ayrıca “İşletmemiz tüm faaliyetlerinde kaliteyi ön planda tutmakta, kurumun diğer işletmelerinde olduğu gibi bölgesinde ilk ISO kalite belgesi alan sanayi kuruluşu olarak bölge sanayicisine örnek teşkil etmiştir. İşletmemizin ISO 9000 Kalite Yönetim Sistem Belgesinin yanında, TS-EN-ISO 14001:2004 Çevre Yönetim Sistemi, TS-EN 16001:2009 Enerji Yönetim Sistemi ve TS-18001-OHSAS İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi Belgeleri mevcut olup işimizi ne kadar ciddiye aldığımızı ve sevdiğimizi göstergesidir” bilgisini verdi.

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap

İLGİLİ HABERLER